Home Sağlık Fazla Yağ Göz Çıkarmaz: Güzellik gibi sonradan öğrenilmiş bir kavram için bunca kalp kırıklığı neden?

Fazla Yağ Göz Çıkarmaz: Güzellik gibi sonradan öğrenilmiş bir kavram için bunca kalp kırıklığı neden?

Fazla Yağ Göz Çıkarmaz: Güzellik gibi sonradan öğrenilmiş bir kavram için bunca kalp kırıklığı neden?

Fazla Yağ Göz Çıkarmaz: Güzellik gibi sonradan öğrenilmiş bir kavram için bunca kalp kırıklığı neden?



“Tüm şişmanlar toplansın herkes duysun. Güzellik kadar sonradan öğrenilmiş/öğretilmiş bir kavram için bunca kalp kırıklığı neden?” diye yola çıktı. Aşk Yeniden, N’olur Ayrılalım, Sefirin Kızı gibi televizyon dizilerinden tanıdığımız oyuncu Duygu Karaca “Fazla Yağ Göz Çıkarmaz” adlı ilk kitabıyla hayatlarımıza ve bedenlerimize mizah dolu bir ayna tutuyor. Biz de ilk kitabı vesilesiyle buluştuk, hiç hadleri olmadığı halde bedenlerimiz hakkında dilediklerini söyleme ve eleştirme fırsatı bulan “o” insanları, beden olumlamayı, sektördeki durumları konuştuk.

Fazla Yağ Göz Çıkarmaz adlı kitabınız raflarda yerini aldı. Genç bir kadın oyuncu olarak dayatılan güzellik normlarına başkaldırıyorsunuz. Bu fikir artık “yeter” dediğiniz bir anda mı çıktı?

Aslında yalnız mesleki alanda değil her yerde var artık bu dayatma. Başkaldırı güçlü ve isyankar bir kelime, aslında benim isyanla birlikte söylemek ve anlatmak istediklerim vardı, farkında olmak ve empati yapabilmek için biraz birilerini dürtüklediğim bir kitap oldu. Aslında tam da yeter dediğim bir anda yazmaya başladım evet çünkü değişiyor ve dönüştürülüyoruz mükemmelliğe doğru… Kendimde de gördüm bu dönüşümü ve bir ayılma geldi. En basitinden eskiden ancak tab ettirdiğimizde görebildiğimiz ve elimize aldığımızda yüzümüzün güldüğü, sevindiğimiz değerli fotoğraflarımız vardı. Şimdi 48 tane art arda fotoğraf çekip en mükemmel olanı seçip bir de onu filtreleyip ancak öyle paylaşır hale geldik. Oysa kabul edelim, hiçbirimiz o kadar mükemmel değiliz. Ve hiçbirimizin o kadar mükemmel olmaması, bence en mükemmel şey.

Fazla Yağ Göz Çıkarmaz’dan haberdar olmayan bir potansiyel okurunuza nasıl anlatırdınız?

Bir kız var oyuncu, tatlı bir kız gibi duruyor, görsen hatırlarsın Duygu Karaca. Bir kitap yazmış adı Fazla Yağ Göz Çıkarmaz. İsmi hoşuma gidince aldım kitabı. Hem eğlendim hem baya gerçek bir kitap. Fark ettiriyor bazı şeyleri. Bir de tam yaz kitabı, aldığım gün de bitirdim hızlı okutturuyor. Öneririm vallahi…

Son dönemlerde sosyal medyada sıklıkla karşılaştığımız linçlerin ardından, beden olumlama hareketi de oldukça yaygınlaştı. Siz bu akımdan güç aldınız mı?

Bu akımdan güç alıyorum tabii ki hatta bayılıyorum sosyal medyadaki bazı hesaplara. Ama bu kitabı yazmaya başlarken beslendiğim tek motivasyonum tamamen kendimle barışık olma halimdi.

Şişman bir kadın olmak hangi parantezleri beraberinde getirdi hayatınızda? Şişman ama yetenekli, şişman ama sevimli gibi. Bunlarla nasıl baş ettiniz?

Fazlalıklarınız varsa hep bu “ama” var hayatınızda… Tontiş ama tatlı kız.. Tombul ama cidden çok yetenekli… Sanki tombullar yetenekli olamazmış gibi. Şişman ama kafa kızdır… Nasıl yani? Sadece zayıfken mi eğlenceli olunuyordu çok pardon. Hayatınızda bir “ama” varsa kendinizi kabul ettirmek için çaba göstermeniz gerekiyor demektir.

Kitabınızda sinema ve televizyon sektöründe karşılaştığınız zorlukları da en açık haliyle anlatmışsınız. Bu açıklamalara dair meslektaşlarınızdan dönüşler aldınız mı?

Evet bahsettim çünkü hep ve hala devam eden durumlar bunlar. Bizim sektörde çok ciddi bir ayrımcılık var ve parametreleri çok geniş. Meslektaşım olan arkadaşlarımdan şu bölümde bahsettiğin kişi şu mu? Peki şu anlattığın proje şu muydu diye merak içerikli geridönüşler aldım. Ben olsam ben de merak ederdim haklılar.

Kitapta “sevgiliyle ilk buluşma, yalnız kalma falan filan” adlı bir bölüm var. Dış görünüşümüze dair yargılar öylesine sarmış ki etrafımızı, burada bile kendimiz olmakta çekiniyoruz değil mi?

En kendinle barışık en kendini olduğu gibi kabul ettiğin anında bile olsan bir beğenilme hissiyatı gelir hepimize. Çok insani bir duygu bu. E tabii en yalın halinleyken yargılar geliyor aklına, kulağına ve belki de o kadar yalın olamıyorsun hemen. Bir eşik var bence, tamamen bunları takmadan şeffaf olmanın özgürlüğünü anladığımız bir eşik. O da zamanla oluyor tabii.

Yeteneğinize göre değil de bedensel özelliklerinize göre yargılandığınızı, değerlendirildiğinizi fark ettiğinizde nasıl tepki veriyorsunuz?

Gerçekten burnumdan derin nefes alıyor ve sakin kalmaya çalışıyorum. Sanki 2 saat bir konsere girmek için kapıda kuyrukta beklemişim ve biri pat diye gelip içeri girmiş gibi haksızlığa uğramış hissediyorum. Açıkçası tepki vermiyor aksine üzerine gidiyorum durumun. Bunun ırkçılıktan pek bir farkı yok çünkü.

Anlattığınıza pişman oldunuz mu hiç karşılaştığınız durumları?

Hayır aksine az anlattım dediğim çok yer var.

Bedenleriyle mutlu oldukları halde, yargılayıcı bakışların hedefi olan yaşça çok genç kadınlara neler söylemek istersiniz?

Bedenleriyle mutlularsa zaten kimseye kulak asmazlar bence. Görünüşünden mutlu olmayan biri kulak asar veya rahatsız olur bakışlardan. O kişilere söylemek istediğim çok şey var, uzun uzun cümlelerim var. Ve hepsini kitapta yazdım. Ama en önemlisi şu; fazla yağ gerçekten göz çıkarmaz…

Biraz da yeni projelerinizden söz edelim. Yakında sizi yeni bir projede izleyecek miyiz?

Güzel görüşmeler geliyor art arda. Umarım aralarından kalbime en dokunanı olur.